Uzmanlık Eğitim Felsefemiz
04
Ağu

Ülkemizde uzmanlık eğitimi merkezi bir sınav ile ve adayın ve eğiticilerin birbirlerini, hatta eğitim merkezlerini fazla tanımadan seçmek durumunda kaldıkları bir sistem içinde gerçekleştirilmektedir.

Tıp Fakültelerindeki eğitim sürecinde öğrencilerin uzmanlık alanlarını iyi tanımaları için uygun fırsatlar olmaktadır. Bununla birlikte, gerek o yaşların getirdiği sık fikir değiştirmeler, kendi değerlerinde oluşan hızlı değişimler ve gerekse sadece o fakülteye ait izlenimlerin etkisi ile bu tanıma süreci sağlıklı işleyememektedir.

Bu yazıda tıp fakültesini bitirmiş ve Tıpta Uzmanlık Sınavında (TUS) seçenekler arasında tercih yapabilecek bir sonuç almış olan bir doktora yardımcı olabilecek bazı konularda yol gösterici olabilecek bazı bilgiler sunmak ve görüşlerimizi ifade etmek amaçlanmıştır. Tıpta Uzmanlık Sınavında başarılı olan bir doktorun uzmanlık eğitimi ile ilgili tercihini yaparken meslek yaşamından, hatta genel olarak yaşamdan beklentilerini, kişilik özelliklerini ve yeteneklerini dikkate alarak, öncelikle hangi alanda uzmanlık eğitimi alacağı konusunda doğru karar vermesi yerinde olur. Tıpta Uzmanlık Sınavında başarılı olmuş, iyi bir puan almış bir doktorun tercih listesinde örneğin Kulak Burun Boğaz Hastalıkları (KBB), Dermatoloji, Patoloji ve Biyokimya bir arada bulunuyorsa, bu tercihlerinin uzun vadeli sonucundan memnun kalması tamamen rastlantısal olacaktır. Verdiğimiz örnekte birbirinden çok farklı özellikleri olan, eğitim süreci, çalışma koşulları, profesyonel kazanç potansiyelleri birbirine yakın olmayan uzmanlık alanları aynı listede bulunmaktadır. Cerrahi bir branş olan KBB, dahili bir branş olan Dermatoloji, doktor ile hastanın direkt temasının olmadığı Patoloji, hatta hasta-doktor ilişkisinin hemen hiç olmadığı Biyokimya aynı tercih listesinde birlikte bulunmamalıdır. Doktorun tercihini en başta kendisi listeyi oluştururken dikkatli yapması çok iyi olur. Tek uzmanlık alanı ve doğal olarak birden çok merkezin listelendiği bir liste ne istediğini en iyi bile doktorun tercih listesidir. Birbirine yakın uzmanlık alanlarının bir arada listelenmesi de akla yakındır. Ancak burada uzmanlık alanları hakkında doğru bilginin fakülte yıllarından iyi anlaşılması gereklidir. Örneğin birbirine yakın oldukları konusunda genel bir kanı oluşmuş olan Göz Hastalıkları ve KBB aslında özellikle eğitim süreci ve uzmanlık sonrası çalışma biçimi bakımından hatırı sayılır farklılıklar göstermektedir.

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı olmak isteyen ve TUS’ta birçok eğitim merkezi arasından tercih yapmak durumunda olan bir doktor hangi merkezde bu eğitimi alacağına karar verirken nesnel kıstasları dikkate almalıdır. Nasıl bir uzman doktor olmak istediklerini bilenler için evrensel diyebileceğimiz ölçütler bulunmaktadır. Mesleğimiz, özellikle cerrahi branşlarda, bir usta çırak ilişkisi içinde öğrenilmektedir. Dolayısıyla eğiticilerin mesleki yetkinlikleri, eğitim merkezinin niteliği ve olanakları bu evrensel nesnel ölçütlerin en önemlileridir. Olasıdır ki her meslekte, ancak özellikle bizim mesleğimizde, meslek sahibi olma (uzmanlık eğitimi) ve mesleği uygulama (uzman doktorun profesyonel olarak çalışması) sürecinde belli başlı üç prototip söz konusudur: 1. Mesleğini yaşamını sürdürmek için gerekli gelirin elde edildiği bir iş olarak gören doktorlar. Bu doktorlar uzmanlık alanında kendileri için uygun formatta pratisyenlik yapmaktadırlar. Sık karşılaşılan patolojilerde çok sayıda uygulama yapma yetkinliği ve deneyimine sahip olan uzmanlardır. Beklentileri bu yönde olanlar için eğitim ve araştırma hastaneleri üniversite hastanelerinden görece daha uygun eğitim merkezleri olabilir. 2. Mesleğini, uzmanlık alanının tüm yelpazesinde geniş bir yelpazede uygulamayı isteyen doktorlar. Bu gruptakiler eğitim sürecinde daha hırslı olmaları ve yüksek performansla çalışmaları ile kendilerini belli etmektedirler. Uzmanlık eğitimleri sonrasında profesyonel yaşamlarında tanınırlıkları yüksek ve popüler meslek uygulayıcıları olarak sivrilmektedirler. Üniversiteler ile gelişmiş eğitim ve araştırma hastaneleri, kendilerini bu grupta görenler için uygun eğitim merkezleridir. 3. Akademisyen olma potansiyeli ve isteği olanlar. Akademik ve mesleki kapasiteleri ve yetenekleri ile mesleki beklentileri en üst düzeyde olanlardır. Burada söz edilen, bu gruptaki doktorlar mutlaka akademisyen olurlar anlamına gelmemelidir. Bu gruptaki doktorların, kendilerini bu gruba dahil eden özellikleri kişisel isteklerinden çok mesleğe bakışları, mesleki nitelikleri ve yetenekleridir. Mesleğe ilgileri, yetenekleri, hırsları ve üst düzeyde çalışkanlıkları ile uzmanlık eğitimi sırasında akranlarından ayrışmaya başlayan doktorlardır. Öz değerlendirmeleri ile kendilerini bu gruba dahil edenlere, eğitim merkezleri arasında tercih yaptıklarında, üniversitelere öncelik vermelerini öneririz.

Ziyaret etmekte olduğunuz web sitesinde Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı ve öğretim üyeleri hakkında bir çok bilgi bulunmaktadır. Fazladan bilgiye gerek duyanlar her türlü iletişim yoluyla bu bilgileri bizden talep edebilirler.

Anabilim dalımız Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Yeterlik Kurulu tarafından hazırlanmış olan Uzmanlık Çekirdek Eğitim Programının ve Avrupa Uzmanlık Eğitimi Programının öngördüğü uzmanlık eğitimi, uzmanlık öğrenciliğinin ve bu süreçte işgal edilecek olan araştırma görevlisi kadrosunun gereklerini yerine getiren her uzmanlık öğrencisine eksiksiz sunmayı taahhüt etmektedir. Söz konusu eğitim programlarını anabilim dalımızın web sitesinde bulabilirsiniz. Eğitim süreci içinde fazlasını talep eden, buna uygun performansı gösteren asistanlar fazlasını mutlaka bulabileceklerdir.

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı kaliteli KBB uzmanı olmayı hedefleyenler için uygun bir eğitim merkezidir.